PayPal: İnsan Odaklı İnovasyon’u Geç Keşfetmiş Bir Girişimin Hikayesi

Tem 15, 2022

Okuma süresi 6 dk

Maksymilian Rafailovych Levchin, bilinen adıyla Max Levchin, Ukrayna’da doğup büyümüş, daha sonra Amerika’da Chicago’ya taşınıp lise ve üniversite eğitimini orada tamamlamıştı. Üniversitede bilgisayar mühendisliği okurken bilgi güvenliği alanına ilgisi gelişti. Daha öğrenci iken, o dönemin en yaygın kullanılan akıllı el cihazı olan PalmPilot üzerinde çalışan ve yine o dönemlerde daha çok BT yöneticilerinin kullandığı tek kullanımlık şifre cihazlarını ikame edecek bir yazılım geliştirdi. Geliştirdiği yazılımın ilgi görmesi üzerine, güvenlik yazılımları geliştirme misyonu olan bir şirket kurmak hayaliyle Kaliforniya’da Silikon Vadisi’ne taşındı.

Bir yandan da kendini geliştirmeye devam ediyordu. Stanford Üniversitesi’nde şifreleme teknolojileri üzerine katıldığı bir kursta Peter Thiel adında bir hedge fon yöneticisi ile tanıştı. Peter’ın da kursa katılmasının sebebi finansal işlemleri güvence altına almak için şifreleme teknolojilerinin nasıl kullanılabileceğini öğrenmekti. Kısa süre içinde yakın arkadaş oldular ve PalmPilot gibi el cihazları için güvenlik yazılımı geliştirmek üzere bir şirket kurdular. Şirketin ismini de Confinity olarak koydular.

Max ve Peter, siber güvenlikle ilgili yeni yeni palazlanan teknolojilere ve PalmPilot platformuna hakimdi. Bunların büyük potansiyeli olduğunu düşünüyorlardı. Bu teknolojileri kullanarak hangi güvenlik çözümlerini üretebileceklerini ve hangisinin pazar potansiyelinin daha fazla olacağını aralarında bir müddet tartıştılar. Daha doğrusu, bir tür tahmin oyunu oynadılar. Ardından şirketlerin BT sistemlerine güvenli bir şekilde erişmelerini sağlayacak güvenlik yazılımlarına odaklanmaya karar verdiler. Ama böyle bir yazılım geliştirip satmaktansa, bu yazılımları geliştirmek isteyecek yazılımcıların kullanacağı alt yapıyı geliştirmeyi hedeflediler. Geliştirdikleri alt yapının lisansını yazılımcılara satarak para kazanacaklardı. Max, “Milyonlarca iş insanı akıllı el cihazlarında daha fazla güvenlik için yalvaracak!” diye düşündüğünü hatırlıyor. Fakat zaman geçiyor ama bu öngörü pek gerçekleşecek gibi durmuyordu. Bu yüzden ekip rota değişikliği yapmaya karar verdi. 

Tekrar kendi aralarında hangi çözümün daha çok talep görebileceğine dair bir tartışma yaptılar. Yeni hedefleri kurumsal müşteriler için güvenlik yazılımı geliştirmek olabilirdi. Bu sefer yapacakları tahminin daha iyi olması için müşterilerle de konuşmayı tercih ettiler. Önceki girişimlerinde kurumsal BT yöneticileriyle bir hayli temasları olmuştu. Konuştukları bazı olası müşteriler çok olumlu yorumlarda bulundular. Bunun üzerine geliştirdikleri çözümün ilk versiyonunu hevesle kullanıma sürdüler. Ne yazık ki satın alan çıkmadı. En yeni teknolojileri kullanarak geliştirdikleri bu şahane çözümlerin talep görmüyor olmasını anlayamıyorlardı. Ama bu şekilde daha fazla devam edemezlerdi o yüzden yine rota değiştirmeye karar verdiler.

Bu sefer de, son kullanıcıları hedefleyen, PalmPilot üzerinde kredi kartı numaralarını ve şifreleri güvenli bir şekilde saklamaya imkan veren bir elektronik cüzdan yazılımı hayal ettiler. İşte bu süper bir fikirdi! Kullanıcılar üst düzey bir şifreleme teknolojisi ile mükemmel bir güvenliğe sahip olacaklardı. Daha ne! Ama o dönemde çoğu insan için ceplerindeki cüzdanı çıkarıp kullanmak bir elektronik cüzdan kullanmaktan çok daha kolaydı. Elektronik cüzdan çoğu noktada fiziksel bir cüzdanı ikame edebilecek durumda da değildi. O yüzden çözüme ilgi gösteren pek kimse çıkmadı ve ekip rotayı dördüncü defa değiştirmek zorunda kaldı. 

Yeni bir tahmin oyunu oynadılar. Bu sefer kesin tutacaktı. Elektronik cüzdan çözümünü bir PalmPilot’tan bir diğerine elektronik olarak para göndermeyi sağlayacak bir uygulama haline dönüştürmeye karar verdiler. İsmini de PayPal olarak koydular. Bu iş fikri, Silikon Vadisi’ndeki önde gelen risk sermayesi şirketlerinin dikkatini çekti ve bu sayede PayPal önemli miktarda yatırım aldı. PayPal’ın ilk dönem büyümesi hızlı oldu. Yeni indirme sayısı ilk zamanlar günde üç yüze kadar çıktı; fakat zaman içinde azaldı. Çünkü yazılımın kullanıcı sayısı PalmPilot kullanıcıları ile sınırlıydı ve o dönemde ABD’de kabaca üç milyon PalmPilot kullanıcısı vardı. 

Max ve Peter mutluydu. Sonunda bir balık tutmuşlardı. Ama daha fazla büyüyebilmeleri PalmPilot’un büyümesine bağlıydı. Bu da onları çok kısıtlıyordu. Bunun üzerine müşteri tabanını genişletme seçeneklerini değerlendirmeye başladılar. Müşterilerden gelen geri bildirimleri incelediler. Birçok müşteri PalmPilot’larını bilgisayarlarıyla senkronize etmek istiyordu. Ayrıca PalmPilot’u olmayan ama bilgisayarları olan kullanıcılara da para göndermek istiyorlardı. Ekip bunun nasıl yapılabileceğini tartışırken ilginç bir fikir buldu. Peter “Bir e-postaya para ekleme fikrini bulduk” diye hatırlıyor. O dönemde ABD’de yüz yirmi milyon e-posta kullanıcısı vardı. Eğer e-posta gibi bir kanal üzerinden bunu yapabilirlerse hedef kullanıcı kitlesi katlanacaktı. 

Ekip, PayPal’ın basit bir web versiyonu yarattı ve bu web sitesi üzerinden kullanıcıların e-posta hesaplarıyla birbirlerine para gönderebilmesini sağladı. Ama PalmPilot üstünde çalışan PayPal yazılımı daha gelişmişti. O yüzden ekip web kullanıcılarını da mümkün olduğu kadar PalmPilot yazılımını kullanmaya teşvik etmek için uğraşıyordu. 

2000 yılının başına gelindiğinde, PayPal’ın web sitesinde beklenmedik bir trafik artışı oldu. eBay adlı çevrimiçi pazar yerinin kullanıcıları PayPal’a ilgi göstermeye başlamıştı. PayPal ile ödeme alma ve yapma seçeneğinin eBay platformuna eklenmesini talep ediyorlardı. PayPal ekibi, ilk başta bu gelişmeye pek sıcak bakmadı. eBay platformunda satış yapan kişilerin finansal güvenilirliğinin düşük olduğunu düşünüyorlardı. O yüzden eBay kullanıcıları için PayPal’ın cazibesini nasıl azaltabileceklerini düşündüler. Ekip hala kendi geliştirdikleri teknolojileri ve çözümü kendi öngördükleri şekilde kullanıcıya kullandırtmanın peşindeydi. Ancak tüm uğraşlarına rağmen PayPal web sitesinin trafiği artmaya devam etti. Sonra nasıl olduysa Max ve Peter bir aydınlanma yaşadılar ve beşinci büyük rota değişikliğini yapmaya karar verdiler. 

Artık kullanıcıya teknoloji ve çözüm dayatmaktan vazgeçeceklerdi. Belli ki PayPal’ın web çözümü eBay kullanıcılarının önemli bir ihtiyacını karşılıyordu. Bundan sonra artık PayPal’ın hedef kullanıcı kitlesi eBay gibi platformlarda kullanıcılar arası satış yapanlar olacaktı. Bu kitlenin ihtiyaçlarına odaklanarak PayPal’ın web sürümünü geliştirmeye karar verdiler. 

Bir sonraki yılı siteyi geliştirmek için harcadılar. Web çözümü gittikçe daha fazla kullanıcıyı cezbetti ve web tarafındaki kullanıcı sayısı kısa sürede 1,5 milyona ulaştı. PayPal’ın PalmPilot versiyonunu kullanan kişi sayısı ise 12 bin civarında kalmıştı. Bunun üzerine ekip altıncı büyük rota değişikliğini yaptı. PayPal’ın PalmPilot yazılımını kapattı. 

2001 yılında, ekip şirketin ismini de PayPal olarak değiştirdi. 2002 yılının başında şirket halka açıldı. Yine aynı yılın sonunda ise eBay tarafından 1,5 milyar dolara satın alındı. 2006 yılının başında kullanıcı sayısı 100 milyonu aştı. 2014 yılında hissedarlar arasındaki çekişmeler sebebiyle PayPal eBay’den ayrıldı. Şu an 300 milyona yakın aktif kullanıcısı ile dünyanın en büyük çevrimiçi finans platformu olarak yoluna devam ediyor.

Max ve Peter ilk başta teknolojiden başlayarak inovasyon üretmeyi tercih ettiler. PayPal adlı girişime gelene kadar en az dört iş fikrini deneyip batırdılar. İlk hedefledikleri kullanıcı kitlesi ve çözüm kurgusu ile devam etselerdi PayPal’ın da kaderi önceki dört girişim gibi olacaktı. PayPal’ın bu noktaya gelmesine, kendilerinin de dünyanın en zenginleri listesine girmesine vesile olan şey hedefledikleri kullanıcı kitlesinin dışında bir kitlenin çağrılarına son anda kulak kabartmaları oldu. O kullanıcı kitlesine ve ihtiyaçlarına odaklanıp çözümlerini revize ettiler.  

Tabii, Max ve Peter’ın başarılarının arkasında yatan bir unsur daha var. O da başarısızlıkları öğrenme fırsatı olarak görmeleri, gerektiğinde rotalarında radikal değişiklikler yapabilecek cesarete, zihinsel esnekliğe ve kaynaklara sahip olmaları…

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.