Etkili Geri Bildirim Vermenin Püf Noktaları

Şub 23, 2022

Okuma süresi 1 dk

Tam pandemi dönemi öncesiydi… Küçük bir odada dip dibe oturup sağlığımızla ilgili bir kaygı duymadan çalışabiliyor olmanın kıymetini henüz bilmediğimiz o dönemde sponsor olduğum bir projenin ara değerlendirmesini yapmak amacıyla proje ekibinin bulgularını dinliyordum. Kurumumuzdaki geri bildirim kültürünün nasıl daha iyi bir noktaya taşınabileceği üzerine bir insan odaklı tasarım projesi gerçekleştiriliyordu. Proje ekibi hem kapsamlı bir masa başı araştırması yapmış hem de otuzun üstünde yönetici ve yönetim dışı personelden oluşan örneklem ile derin mülakat çalışmaları içeren ilk saha araştırmasını tamamlamıştı. Toplantı ilerledikçe ilginç bir resim ortaya çıktı. Bulgulara göre neredeyse herkes geri bildirimin iyi bir şey olduğunu, geri bildirim almaya istekli olduklarını ve yeterli sıklıkta da geri bildirim verdiklerini söylüyordu. Ama yine neredeyse herkes pek geri bildirim alamıyor olmaktan şikayetçiydi. Saha araştırmalarında en sık karşılaştığımız sorundu bu: Gerçek düşünceleri değil söylenmesi uygun olanları söylemek. O yüzden çetrefilli bir çalışma oldu ama saha araştırmasını gözlem ve deneysel çalışmalarla destekleyerek kendi bağlamımızdaki geri bildirim konusunun doğası ile ilgili güzel şeyler öğrenebildik.

Yazının tamamını Harvard Business Review Türkiye blog’unda okuyabilirsiniz.

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.